Duygulara Yön Vermek Bize Ne Kazandırır?

Duygusal Zekanın, daha çok insana ulaşabilmesi önemli amaçlarımdan bir tanesi. Çünkü inanıyorum ki Duygusal Zeka yetkinliklerinin daha fazla kullanıldığı bir şehir, ülke, dünya daha yaşanılası olacak. Her günüm bu konuda çalışmakla geçiyor.

Elbette herkes gibi, kimi zaman ben de duygularımı yoğun yaşayabiliyorum. Mutlu ve neşeli olmak kadar, bir şeylere öfkelenmek ya da üzülmek de hayatın parçası. Bu duyguları hissetmiyormuşuz gibi davranıp bastırmak ya da uzaklaştırmaya çalışmak en az “duygulara yenik düşmek” kadar olumsuzdur. Duyguları “iyi” duygular ve “kötü” duygular olarak kategorize eder ve kötü olanlardan kaçınmaya çalışırız, oysa hiçbir duygu sebepsiz ya da olumsuz değildir. Duygulara birer deneyim olarak bakmalı ve bize ne söylediklerini, ne öğretmeye çalıştıklarını ve onları amaçlarımıza ilerlerken nasıl bir güç kaynağı olarak faydalanabileceğimizi bulmalıyız.

Ben, duyguları birer öğretmen olarak görüyorum. Yaşadığımız her bir duygu bize bir şey anlatır ve bilgelik katar. Duygularımıza yenik düştüğümüzde insanları kırabiliriz, ilişkilerimizde ve içinde bulunduğumuz durumda geri dönülmez yaralara yol açabiliriz. Duyguları bastırmanın ise o an görünür olmayan ama hayatın ileriki aşamalarında mutlaka su yüzüne çıkacak çok ciddi sonuçları olabilir. Bu durumda yapmamız gereken şey, duygularımıza yön vermektir. Duygulara yön vermek, duygularımızı birer müttefik kılar ve yaşamımızın sorumluluğunu üzerimize almamızı sağlar. Duygularımızı doğru anlayıp sahiplenmemize ve üretken biçimde kullanmamıza yarar. Hayattaki iki önemli veriyi – düşünceler ve duygular- değerlendirmeye almanızı böylelikle bütünlüklü olarak konulara bakabilmemizi sağlar. Hem diğer insanlarla hem de kendimizle sağlıklı bir ilişki kurmamızı ve daha iyi kararlar almamızı sağlar. Duygularımızın üzerine düşündükçe, duygu ve düşünceyi birleştirir, duygularımızla akıllı oluruz. Bu yüzden duygulara yön vermek, Duygusal Zekanın çok önemli bir yetkinliğidir.

Dünyanın ilk ve en büyük Duygusal Zeka organizasyonu Six Seconds’ın kurucusu olduğum Hayatın Ritmi-Koçluk, Eğitim ve Danışmanlık şirketi 4 yıldır Türkiye Partneri, ben de ileri eğitmeniyim. 22 yılını iş yaşamında, okulda ve ailelerde Duygusal Zekanın gelişime kendini adamış bu kuruluşun bir parçası olmaktan gurur duyuyorum. (https://www.hayatinritmi.com.tr/tr/six-seconds,124)

Geçtiğimiz yıl State of Heart 2018 (Dünya EQ Raporu) raporunu yayınladı. Tüm dünyada Duygusal Zekanın gidişatını birden fazla değerlendirme ölçeği kullanarak geniş kapsamlı bir biçimde inceleyen bu araştırmadaki önemli bulguları aşağıda sizlerle paylaşıyorum.

Duygusal Zeka yetkinliklerinin düşüşte olduğu görülüyor. 2011 yılından bu yana Duygusal Zekada neredeyse %5 kadar bir düşüş görülüyor. Duygulara yön verme ise %9 gibi bir düşüş ile en çok gerileyen Duygusal Zeka yetkinliği. Günümüzün artan stres düzeyleri ve hem gündelik hem iş yaşamlarımızın duygusal açıdan gitgide daha değişken bir hal alması, bu düşüşte önemli etkenler. Raporun sonuçları, duygulara yön vermenin global anlamda neye işaret ettiğini gösteriyor. Toplumun refahını ve sürdürülebilirlik sonuçlarını en iyi tahmin eden yetkinlik duygulara yön vermek. Bu yetkinliğin toplumdaki mutluluk düzeyiyle %48, ulusların sağlık için yaptığı harcamalarla ise %63 ilişkili olduğu görülüyor. Duygulara yön verme yetkinliği geliştikçe ulusların askeriyeye yaptığı harcamalar da azalıyor, bu iki verinin arasındaki ilişki de %27 kadar büyük bir oranda. Tüm bunlar demek oluyor ki duygulara yön vermek hem bireysel hem toplumsal açıdan çok büyük bir önem taşıyor.

Duygularımıza yön vererek hayatımızın ve ilişkilerimizin liderliğini elimize alabiliriz. Bu yetkinliğin tüm dünyada gözle görülür bir düşüşte olması, üzerinde daha çok durmamızın gerekliliğini ve aciliyetini gösteriyor. Elbette her şey öncelikle duygularımızı tanımakla başlıyor. Siz de duygularınızla ilgili daha farkında, bilinçli ve amaçlı hareket etmek için benimle (erdem@erdemercan.com) veya ekibimle (info@hayatinritmi.com.tr) iletişime geçebilirsiniz.