İş Birliğini Güçlendirecek 4 Öneri

Sosyal bir canlı olan insanın hayatının temelinde yer alan bir kavramdır iş birliği. İster hayatta kalma mücadelesi veriyor olalım, ister bir şirkette ekip kuruyor olalım, iş birliğinin güçlü olması başarılı olma şansımızı ciddi ölçüde arttırır. İnsanlar olarak her birimiz hayatımızı sürdürme ve isteklerimizi gerçekleştirme becerisine elbette sahibiz, ancak bir diğerimizin bizim eksiğimizi tamamlayacağı ya da bizim bir başkasına bir değer katabileceğimiz pek çok durumla karşılaşıyoruz. Bu durumları doğru bir şekilde değerlendirebilmek, sağlıklı bir iletişim ve güvene dayalı iş birliklerini hayatımızda var edebilmek için birkaç öneriyi sizlere sunuyorum.

1.Kendinizi tanıyın.
Geliştirebileceğiniz zayıf yönlerinizi ve yararlanabileceğiniz güçlü yönlerinizi bilmek, iş birliğinde neleri ortaya koyabileceğinizi ve başka insanlardan ne gibi katkılar gördüğünüzde en verimli şekilde çalışabileceğinizi anlamanız açısından önemlidir. The Entrepreneurial Team Program’ın kurucusu, ekip oluşturulması ve ilişkilerin güçlendirilmesi üzerinde yıllarca çalışmış Stratejik Koç Shannon Walker, kendini tanımanın önemini şu sözlerle ifade ediyor:
“Şahsi kuralım şudur – insanlara kendilerini tanıdıkları kadar güvenirim.”
Sizin kendinizi tanımanız, adımlarınızı bilinçli atmanız, ekibinizdeki diğer insanlara da örnek olacak ve onların güvenini pekiştirecektir.

2.İlişkilere yatırım yapın.
Kendinizi tanımanız gibi, diğer insanları tanımanız da sağlıklı bir iş birliği kurmanın önemli bir adımıdır. İnsanların iş birliğinde ne beklediklerini anlamak için onlara soru sormak ve empati kurma becerinizi geliştirmek, diğer insanlara kendilerini anlaşılmış ve güvende hissettirecektir. Duygularınızla akıllı olarak hem kendinizin hem de diğer insanların his ve düşüncelerini daha kolay anlamlandırabilirsiniz. İlişkilerinize yatırım yaparak, iş birliğinin en belirleyici parçasını, yani insan faktörünü hesaba katmış olursunuz.

3.Oyun oynayın.
Oyunun bir çocuğun gelişimindeki önemi ve yeri, bugün sayısız araştırma tarafından gösteriliyor. Ancak bir çocuk kadar biz de oyunların gücünden faydalanabiliriz. Karşılaşılabilecek farklı senaryoları düşünmek ve oyunun sağladığı güven ortamında birbirimizin manevralarını keşfetmek, ekibinizin birbirinin kalıplarını fark etmesini ve karşılaşılan gerçek bir problemde hızlı ve etkili hareket etmesini kolaylaştıracaktır. Brigham Young Üniversitesi’nin 352 katılımcıyla gerçekleştirdiği bir araştırma, birlikte oyun oynayan takımların arasındaki bütünlük ve güvenin diğer takımlara oranla daha yüksek olduğunu, bunun da performansta belirleyici bir faktör olduğunu ortaya koydu.

4.Rolleri belirleyin.
Oluşturduğunuz ekibin ortak ve bireysel hedeflerini tartışın. Bu arkadaş çevrenizdeki bir ekip de olabilir, iş yerinizdeki bir ekip de. Ancak her ekip bireylerden oluşur ve bireyler ekibe kişilik özelliklerini, kendi istek ve becerilerini getirir. Bunlardan en dengeli ve verimli şekilde yararlanmanızı ve kişilerin tercihlerine göre ekibin şekillenmesini sağlayacak rolleri belirlemek, hedeflerinize ulaşmanızda ve ekibin içerisinde rahat hissetmenizde size yardımcı olabilir. Kişisel farklılıkların ve katkıların yüceltildiği ekipler, tektipleşme ve bir rolün dayatılması gibi tehlikelerden uzak kalmayı başaracaktır. 

Birbirine güvenen, iyi bir takım olmak hem ekip olarak performansımızı arttırır, hem de kendimizden daha büyük bir şeyin parçası olmak bireysel anlamda bize çok iyi gelir. İnsanlarla iş birliği kurmanın, ortak çalışmanın apayrı bir tadı vardır. Duygusal Zekamızı güçlendirmemiz iletişime ve empati kurmaya dair ipuçları vererek takım performansını en verimli şekilde değerlendirmemize yardımcı olur. Siz de Duygusal Zekanızı keşfetmek ve olumlu sonuçlar almak için 3-4-5-6 Ekim 2019 tarihlerinde gerçekleşecek Six Seconds Duygusal Zeka Sertifikasyon Programımızda yerinizi ayırtabilirsiniz. Sertifikasyon hakkında daha fazla bilgi almak için program detaylarını ziyaret edebilir, ekibimle info@hayatinritmi.com.tr üzerinden iletişime geçebilirsiniz.