5 Adımda Dünyayı Değiştirmek

Günlük yaşamlarımızın gerektirdikleri ile uğraşırken kimi zaman bunu unutsak da, esasen her birimiz dünyada iyi bir etki bırakmak, gidişatı olumlu yönde değiştirmek istiyoruz. İyi bir insan olmaya, diğer insanlara yardımcı olmaya, çocuğumuzu inandığımız değerlere göre yetiştirmeye, kısacası arkamızda güzel hatırlanacağımız şeyler bırakmaya çalışıyoruz. Peki ne oluyor da kimi zaman kafamız o kadar meşgul oluyor ki, bu hedeflerimizi unutup potansiyelimizin gerisinde kalıyoruz? Her adımı daha farkında atabilmek, hedeflerimizi hatırlayıp hislerimizden bu yönde faydalanmak ve bilinçli olarak değişimi başlatmak için uygulayabileceğimiz birkaç pratiği sizlerle paylaşmak istiyorum.

1.    Kendinizle Başlayın
Yaratmak istediğiniz değişim ne olursa olsun, en önemli adım kendinizden başlamaktır. Diğer insanlarda bir şeyi değiştirmek istediğinizde, insanların sizi reddetme olasılığı çok daha yüksektir. Önerinizin tepeden bakan bir tavır olarak algılanması ve ciddiye alınmaması, sizin de bir değişim yaratma motivasyonunuzu kırabilir. Ancak kendinizle başladığınızda hem değişimin mümkün olduğunu kendi hayatınız ile örnek göstermiş olursunuz, hem de insanlar sizin tepeden baktığınızı düşünmez. Aynı düzlemde olduğunuz, bu yolda beraber yürüyeceğiniz mesajını vermiş olursunuz ve insanların bunu kabul etmesi çok daha kolaydır.

2.    İhtiyaçları Belirleyin
Kendiniz neye ihtiyaç duyuyorsunuz? Başka insanlar neye ihtiyaç duyar? Dünyada nasıl bir değişim görmek istiyorsunuz? Bunlar üzerine derin düşündüğünüzde, kendinizi tanımaya odaklandığınızda nasıl bir yol izlemeniz gerektiği kendini gösterecektir. Bu süreçte motivasyon kaynağınızı keşfetmek, insanların ihtiyaçlarını görmek için empati kurmayı öğrenmek ve duygularınızı fark etmek son derece önemlidir. Duygusal Zekanızı geliştirdiğinizde bu ihtiyaçları belirlemek ve bunların üzerinde çalışmak kolaylaşacaktır.

3.    Pozitif Düşünün
Kendi önümüze koyduğumuz belki de en büyük engel umutsuzluğa kapılmaktır. Bir adımda başarısız olduğumuzda, hatta bir şeylerin ters gitmesi ihtimalini fark ettiğimizde dahi umutsuzluğa kapılabiliyoruz. 300’den fazla araştırma gösteriyor ki, karamsarlığa kapılıp negatif düşünmek vücudumuzda stresin uzun dönemli etkiler bırakmasına ve bağışıklık sistemimizin zayıflamasına, fiziksel ve ruhsal hastalıklara yatkın hale gelmemize yol açıyor. Bana kalırsa benimsenebilecek en gerçekçi ve pozitif tavır, hayatın değişkenliğini kabul etmektir. Pozitif olmak beklentiye girmek değildir, karamsarlığa yenik düşmek yerine seçeneklerin her zaman ortada olduğunu, ancak yine de inancımız doğrultusunda ilerlemeyi seçebileceğimizi fark etmektir. 

4.    İlişkiler, İlişkiler, İlişkiler
İlişkiler her şeydir. Annenizle ya da eşinizle kavga ettiğinizde, gününüzün geri kalanı bundan nasıl etkileniyor? İnsanlarla kurduğumuz ilişkiler, sevgi ve güven bağı bize kendimizi iyi ve dingin hissettirir. Bu bağların sarsılması ise motivasyonumuzu kırar ve performansımızı düşürür. Dünyada bir değişim yaratacak motivasyonumuzu korumak için ilişkilerimize özen göstermemiz gerekiyor. Araştırmalar sosyal ilişkileri güçlü ve destekleyici olan insanların stresten daha çok korunduğunu, soğuk algınlığına yakalanma risklerinin diğerlerine göre dört kat daha az olduğunu gösteriyor. 

5.    Sürdürülebilir Olun
Son, ancak belki de en önemli adım, çalışmaktır. Görmek istediğiniz değişim her ne olursa olsun, seçtiğiniz yola kendinizi verip çalışmalısınız. Bununla birlikte, durup dinleneceğiniz zamanı bilmek de çok önemlidir. Bütün gücünüzle birkaç gün, hatta birkaç hafta bile çalışabilirsiniz. Ancak vücudumuzun ve zihnimizin de sınırlarının olduğunu unutmamamız gerekiyor. Araştırmalar, kısa vadeli çıkışlarla çalışan, kimi zaman herkesten üstün, kimi zaman ise daha düşük performans sergileyen çalışanlardansa belirli bir düzeyin üzerinde ve stabil çalışanların şirketler tarafından daha çok tercih edildiğini ve bu kişilerin neticede daha üretken olduklarını gösteriyor. Siz de kısa vadeden ziyade orta ve uzun vadeye odaklanıp verimli çalışarak daha sürdürülebilir olabilir ve hedeflerinize daha kolay ulaşabilirsiniz. 

Değişimi bence en güzel ifade eden sözlerden biri “Dünyada görmek istediğiniz değişimin kendisi olun” diyen Mahatma Gandhi’ye ait. Hayallerimizi gerçeğe dönüştürmek için yapabileceğimiz pek çok şey var. Kendimize inanmak ve adımlarımızı farkında, bilinçli ve amaçlı atmak…

Kendinizdeki olumlu değişimi başlatmak için sizde harekete geçebilirsiniz.

 3-4-5-6 Ekim tarihlerinde Adler Central Europe ve kurucusu olduğum Hayatın Ritmi işbirliği ile liderliğini yaptığım Six Seconds Sertifikasyon eğitimine katılmak için program detaylarını ziyaret ederek bizlerle iletişime geçebilirsiniz.