Daha İyi Odaklanmanın 4 Yolu

Daha az zamanda daha çok iş yapmayı hepimiz isteriz, fakat bir işi yapmak için belirli bir vakti ayırmamız gerektiği de aşikârdır. Yine de bir işi hem olabildiğince hızlı, hem de niteliğini koruyarak yapmamızı sağlayabilecek bir yeteneğe aslında her birimiz sahibiz. Hepimizin aşina olduğu fakat nasıl daha iyi kullanılabileceğine tam olarak hâkim olamadığı; esasen hiç de mucizevi olmayan, bilinçli şekilde bağlandığımızda şaşırtıcı derecede iyi sonuçlar yaratabilecek bir yetenek: odaklanmak. Odaklanma yetimize tam olarak hâkim olduğumuzda, giriştiğimiz her işin niteliğini arttırabilir, bunu başarmak için ayırdığımız vakti ise azaltabiliriz.

İyi bir odaklanma bize yalnıza nitelikli bir çalışma sağlamaz, bu nitelikli çalışmayla ortaya çıkan kaliteli sonuç yaptığımız işten tatmin olmamızı da sağlar. Bu tatmin duygusu hedeflerimiz doğrultusunda ilerlerken ihtiyaç duyduğumuz motivasyonu bize sağlar, kendimize güvenmemize ve bu özgüveni de dışarıya yansıtabilmemize yardımcı olur. Yaptığımız işten memnun olduğumuzda, dinlenmeyi hak ettiğimizi düşündüğümüzde de içimiz rahat bir şekilde dinlenebilir, güzel bir uyku uyuyabiliriz. Neyle meşgul olursak olalım, ortaya kaliteli bir iş koyduğumuzu bilmek tüm yaşamımızda olumlu bir etki yaratır. Bu etkiyi yakalamak için yapabileceğimiz en iyi şeylerden biri de bilinçli odaklanmamızı geliştirmeyi öğrenmektir. Ben de bu yolda atılabilecek birkaç adımı sizinle paylaşıyorum.

Optimizasyon

İyi bir odaklanma, yaşamınızın ve iş ortamınızın iyi bir optimizasyona sahip olmasına bağlıdır. Çalışma alanınızı bilinçli ve kendinize uygun şekilde keyifli hale getirmelisiniz. Bu bilgisayarınızdaki masaüstünüzü ve klasörlerinizi organize etmeyi de, çalışma masanızda birikmiş kahve bardaklarını toplamayı da kapsar. Dikkat dağıtıcı unsurları görüş alanınızdan uzaklaştırıp yalnızca temelde ihtiyacınız olan araçları erişilebilir kıldığınızda odaklanmayı kolaylaştırabilirsiniz.  Özellikle de çoğunlukla evlerimizde olduğumuz bu dönemde sadece kendinize ait, tümüyle çalışmaya ayrılmış bir alanı belirlemek ve bu alanda başka hiçbir şeyle meşgul olmamak bu optimizasyonu sağlayacaktır.

Nitelikli Çalışma Süresi

Sanılanın aksine bu konuda söylenebilecek net bir süre yoktur. Ama araştırmalar genellikle 25 ila 45 dakikalık bir pencerenin güçlü bir odaklanma sağlayabildiğini gösteriyor. Yine de bu süreleri kendinize ya da çalışanlarınıza dayatmak doğru olmayabilir. Çünkü her bir insan kendine özgüdür, kaldı ki aynı kişi bile farklı durum ve zamanlarda farklı odaklanma sürelerine sahip olabilir. Bu konuda yapılabilecek en iyi şey, odaklı çalışabildiğiniz ortalama sürenizi kendinizi izleyerek ve temel alarak belirlemektir. Her çalışma günü, bu ortalama süre üzerinden gün boyunca nitelikli çalışma seansları yaparak yol alabilirsiniz. Kimisi için bu seanslar 20 dakika çalışma 5 dakika dinlenme şeklinde olabileceği gibi kimimiz için 2 saat çalışma 25 dakika dinlenme şeklinde olabilir. Kendi sürelerinizi keşfetmelisiniz.

Uyaranları Kontrol Etmek

Odaklanmak demek orada, o an, tüm benliğiniz ile olmak demektir. Bu hali bozabilecek tüm dış etkenleri kontrol altında tutmalısınız. Bahsettiğim şey tam manasıyla bir izolasyon sağlamak değildir. Günümüzde birçok sektör artık ilişkilere ve iletişime dayalı şekilde gelişmekte. Fakat tüm bu iletişim trafiği içerisinde kontrol yine de sizde olmalı. Verimliliğinizi korumak için hangi uyaranların sizden ne kadar vakit çaldığına, bunları hayatınızdan çıkaramıyorsanız da kontrolü elinizde tutacak şekilde nasıl hayatınızda tutacağınıza karar vermelisiniz. Dış uyarıcılara karşı sınırlarınızı belirleyin ve etkileşimde olduğunuz insanların da bu sınırlardan haberdar olmasını sağlayın.

Karşılıklı Etki Prensibi

Yazının başında iyi bir çalışmanın iyi bir dinlenmeyi de olumlu etkileyeceğini söylemiştim. Fakat bu durum elbette karşılıklıdır. İyi bir bedensel ve ruhsal dinlenme de iyi bir çalışmanın elbette ki öncüsüdür. Kaliteli dinlenmeyle ilgili özellikle değinmek istediğim bir nokta var: Dinlenme şeklimiz ile çalışma şeklimiz mümkün olduğunca birbirini tamamlayıcı olmalıdır. Ancak bu şekilde zihnin ve bedenin yorulan kısımları dinlenme fırsatı bulabilir, birbirinin eksiğini kapayabilir. Gün boyu bilgisayar başında çalışmanızı gerektiren bir işiniz varsa, yürüyüş gibi bedensel olarak daha aktif bir dinlenmeye yönelmek sizin için iyi olabilir. Tam aksine, günü ayakta ve açık alanda geçirdiyseniz daha sakin bir dinlenmeye yönelebilirsiniz. Temelde önemli olan, bedeninize ve zihninize gerçekten neyin iyi geldiğini bulmaktır.