İlgi Çekici Bir Konuşmacı Olmak İçin 4 İpucu

Sanki hiç bitmeyecekmiş gibi gelen slayt gösterileri… Vurgu ve tonlamadan çok uzak bir ses tonu… “Neyden bahsediyorduk?” diye kendinize sormanıza yol açan dağınıklık hissi… Bitmeyen monolog…

Yukarıdaki gibi geçen bir toplantıda hepimiz yer almışızdır. Böylesi bir konuşmacıyı dinlemek, kişinin kendisine ne kadar saygı duysak ve ortaya koyduğu işi ne kadar takdir etsek bile bize inanılmaz zor gelebilir. Peki, nasıl bir konuşmacıyı dinlemek isterdik? Bizi etkileyen ve zamanın nasıl geçtiğini anlamadığımız, ilgi çekici bir deneyim sunan kişiler ne gibi yollara başvuruyor? Bu yazımda etkili bir konuşmacı olmak için birkaç ipucunu sizlerle paylaştım.

  1. Dinleyicilerinizi iyi tanıyın.

Yapacağınız konuşmanın konusu her ne olursa olsun, konuşmanın belki de en önemli noktalarından bir tanesi kime hitap ettiğinizi bilmenizdir. Dinleyicilerinizin nasıl bir arka plana sahip olduğuna, neye ihtiyaç duyduklarına, hatta eğer mümkünse nasıl bir iletişim tarzına daha iyi yanıt verdiklerine dair bilgi sahibi olmak, sizin söyleyeceklerinizi çok daha tesirli kılacaktır. Dinleyicilerinizin tercih ve önceliklerini tanımanız, konuşmanızda hangi noktalara odaklanacağınız veya hangilerini yeniden bir gözden geçirmenizin iyi olacağı konusunda size ipuçları sunar.

  1. Güçlü bir giriş yapın.

Psikolojide, bir konuşmaya neden güçlü bir giriş (ve kapanış) yapmamız gerektiğini açıklayan iki önemli kavram var: önce gelme ve güncellik. Araştırmalara göre, kendilerine hatırlamaları için bir dizi sözcük verilen insanlar, ilk sözcükleri ve son sözcükleri daha iyi hatırlıyorlar. Orta kısımda ise hatırlama oranı oldukça düşüyor. Önce gelme kavramı, insanların kendilerine en önce verilen veriyi (bu durumda konuşmanın giriş kısmını) daha iyi hatırladıklarını, güncellik ise en güncel verinin (yani konuşmanın kapanışının) en canlı şekilde akılda kaldığını gösteriyor.

Daha pratik anlamda, tüm bunlar şunu gösteriyor:

  • İzleyiciler ilk dakika içinde siz ve mesajınız hakkında yargıda bulunurlar.
  • Yaptığınız açılış konuşmanızın tüm tonunu belirliyor (ilgi çekici olup olmadığınız dahil).
  • Vermek istediğiniz mesajı açılışta ve kapanışta vurgulamak, akılda kalıcılığı arttırıyor.

“Bugün size …’dan bahsedeceğim” diye başlayıp monoton bir ses tonuyla notlarınızdaki maddeleri sıralayarak açılışı yaparsanız, konuşmaya 1-0 geride başladınız demektir. Dinleyiciye “ne”yle karşılaşacağını söylemek yerine, bunu dinlemesinin “neden” önemli olduğunu ortaya koyacak ilgi çekici bir başlangıç, tüm konuşma boyunca karşınızdaki kişilerin odağını üzerinizde tutacaktır.

İşte ilginç bir başlangıç yapmak için yararlanabileceğiniz bazı fikirler:

  • Soru sormak
  • Hikaye anlatmak
  • Çarpıcı bir alıntı vermek
  • Görsel öğelere başvurmak
  • Kişisel bir anekdot veya tecrübe paylaşmak
  • Mizaha başvurmak
  • Uzman görüşü vermek
  • Fiziksel bir obje veya uygulamaya başvurmak
  • Başarı öyküsü paylaşmak
  1. Mesajınıza bağlı kalın.

Herhangi bir konuşmanın amacı, hedef kitlenize belli bir konuda bilgi vermek veya onları bir şeye ikna etmektir. Konuşmanızı hazırlarken, asıl hedefe odaklanın. Konuyla pek de ilgisi olmayan ara bilgi ya da istatistiklere, veya konuyu dağıtacak dolaylı anekdotlara kapılmayın.

Hedef kitlenize iletmek istediğiniz net, bir cümleyle açılanabilecek, odaklı bir mesajınız olsun. Konuşma boyunca söylediğiniz her şeyin bu mesajı desteklediğinden emin olun.

  1. Alçakgönüllü olun, odak sözlerinizde olsun.

Her konuşmacı, dinleyicilerin gözünde saygın bir konuma sahip olmayı ister ve kendisini söz ettiği konunun uzmanı olarak göstermek için güçlü bir dürtü hisseder. Saygın ve güvenilirlik biri olmak ve böyle bir imaj çizmek önemli olsa da, kibirli ve kendine fazla güvenen tavırlar da dinleyicilerinizle aranıza bir mesafe koyacaktır.

Alçakgönüllüymüş gibi davranmaktan ve dinleyicileri buna ikna etmek için çabalamaktan bahsetmiyorum – hakikaten alçakgönüllü olmaktan söz ediyorum. Odağınız kendinizi yüceltmek değil, vermek istediğiniz mesajı ön plana çıkarmak olmalıdır. Siz mesajınızı güçlü ve ikna edici bir şekilde verebildiğiniz sürece, dinleyiciler sizin uzmanlığınıza hak ettiği değeri zaten biçecektir.