Mükemmeliyetçilik Bariyerini Aşmak

“Bu işin hakkını veremem” dediğiniz ya da “Bunu benden daha iyi yapanlar var” şeklinde düşünerek kendinizi bir şeylere başlamamaya ikna ettiğiniz anlar oldu mu? Bu gibi düşüncelere sahipseniz mükemmeliyetçi bir yapınız olabilir. Yaptığınız her işte en iyiyi istemek ve azim göstermek değerli nitelikler olsa da böyle bir bakış açısı yeni girişimlerin önünü tıkayabilir ve potansiyelinizi açığa çıkarmanızın önünde bir engel olabilir. 

Doğduğumuz andan beri ailelerimiz ve eğitim hayatımız boyunca da öğretmenlerimiz, bizim için her zaman iyisini isterler ve bizden de en iyisini talep ederler. Fakat üzerimizde kurulan ve bizi hayata hazırlama amacını taşıyan bu iyi niyetli baskı bizi disiplinli olmaya yöneltmekle birlikte kimi zaman yaratıcı fikirlere karşı gereğinden fazla temkinli bir tavırla yaklaşmamıza sebep olabilir. Bu nedenle mükemmeliyetçi kişiliğimizin bize ne zaman ayak bağı olduğunu fark etmek, bir dengeye ulaşmamızın ilk adımıdır.  

Kendinizi gözlemleyin.

Ufak detaylarda kayboluyorsanız, sonucu pek de önemli olmayan işlere gereğinden fazla emek ve zaman harcıyorsanız mükemmeliyetçiliğe bir eğiliminiz olabilir. Kendinizde bunlara benzer davranışlar gözlemliyorsanız öncelikle bu davranışlarınızın kökeni olabilecek etkileri düşünün. Rekabetçi bir ortamda mı yetiştiniz? Zor beğenen bir aile üyesini mutlu etmek mi istiyordunuz? En ufak hatalarda dahi yargılandığınızı mı hissediyordunuz? Bu soruların cevabı her ne olursa olsun, mükemmeliyetçiliğin öğrenilmiş bir yanıt olduğunu fark etmelisiniz. Eleştiriyle karşılaşmamak için sürekli olarak sınırlarınızı zorlamak ya da bir insanın onayını almak zorunda değilsiniz. 

Düşünce kalıplarınızı değiştirin.

Başarıya ve başarısızlığa nasıl yaklaştığınızı düşününce kalıplarınızı ve inançlarınızı yeniden gözden geçirebilirsiniz.  Her insanın hata yapabileceğini, elinizden gelenin en iyisini yapsanız dahi işlerin her zaman istediğiniz gibi gitmeyebileceğini, başarısızlıklarınızın sizi tanımlamadığını kendinize hatırlatmanız gerekiyor. Hiçbirimiz başımıza gelenler üzerinde sonsuz bir kontrole sahip değiliz. 

Elinizden gelen en iyisidir.

Önemli olanın yolda kalmak ve belirli bir istikrarı göstermek olduğunu unutmamalısınız. Kendinizi geliştirmeye, hedefleriniz doğrultusunda ilerlemeye devam ediyorsanız, başarısızlıkların sizi yolunuzdan alıkoymasına, kendinizden şüphe etmenize sebep olmasına ya da cesaretinizi kırmasına izin vermemelisiniz. Elinizden geleni yapıyorsanız bu yeterlidir. İstediklerimizi tek bir denemede elde etmemiz, yeni başladığımız bir uğraşta çabucak ustalaşmamız mümkün değildir. Bu süreçler boyunca hatalar yapmak kaçınılmazdır. “Mükemmel” diye bir şey olmadığını ve hayatın bitmeyen bir öğrenme yolculuğu olduğunu kendinize hatırlatın. Denemeye, arada bir yanılmaya ve sonuçta elde ettiklerinizden mutluluk duymaya devam edin.