Odağımızı Korumak için 5 İpucu

Bir kısmımızın hala evden çalıştığı ve bir ofis ortamının getirdiği düzenden de uzak kaldığı şu dönemde, kendimize odaklı bir alanı yaratmakta zorlanıyoruz. İster evde ister iş yerinde olalım, özellikle de dış etkenlerin de baskısıyla odağımızın ve verimliliğimizin düştüğü bir dönemden geçiyor olabiliriz. Odağımızı tazelemek ve yeniden bir düzene girmek için sizlerle bazı önerilerimi paylaşıyorum.

1. Dikkatinizi dağıtacak şeyleri bir kenara bırakın.
Bu kulağa çok basit gelebilir, ancak dikkatimizi dağıtan şeylerden gerçekten ne kadar uzaklaşıyoruz? Genelde telefonumuz hemen yanımızda oluyor, masamızın üzerinde bir yığın eşya duruyor…  Önceliğimiz, aklımızı çelebilecek şeyleri uzaklaştırmak olmalı. Her şeyi tamamen bir kenara bırakamasak bile, bunların sayısını elimizden geldiğince azaltmalıyız.
Birkaç basit adımla başlamayı deneyebilirsiniz:
•    Sessiz bir odaya geçmek
•    Telefonunuzun bildirimlerini kapamak ya da mümkünse telefonu tamamen kapamak 
•    Ofisinizin/odanızın kapısını kapamak
•    Yanınızdaki insanlara bir süre rahatsız edilmek istemediğinizi bildirmek

2. Pomodoro tekniğini deneyin.
Başlangıçta şüpheyle yaklaşmış olsam da, ben de kendi hayatımda bu tekniğin verimli olduğunu deneyimledim.  Saatlerce odağımızı aynı şekilde korumamız çoğu kez mümkün olmuyor. İnternette gezinmeye başlıyoruz, bir kahve hazırlamak ya da bir şeyler atıştırmak için sürekli yerimizden kalkabiliyoruz… Pomodoro tekniği çalışma saatleri ile molayı birbirinden net olarak ayırmaya dayanıyor. Odaklı kalacağımız sürenin belirli olması, beynimize “Şu anda çalışma vakti” sinyallerini gönderiyor. Teknik şu şekilde işliyor:
•    Telefonunuzda ya da saatinizde 25 dakikalık bir sayaç kurun ve çalışmaya başlayın.
•    25 dakikalık süre dolup alarm çaldığında, 5 dakikalık bir mola verin.
•    Moladan sonra, 25 dakikalık süreyi yeniden başlatın.
•    Birkaç sefer (örneğin 4 defa) bu döngüyü tekrarladıktan sonra, 20-30 dakikalık uzun bir mola verin.
Elbette siz 25 dakika çalışma, 5 dakika mola belirlemek zorunda değilsiniz. Bu döngüler örneğin 30 dakikaya 10 dakika veya sizin belirleyeceğiniz bir süre de devam edebilir, büyük molanızı 1 saatlik rahat bir yemek molası da yapabilirsiniz. O günkü iş yoğunluğunuza ya da birkaç zaman aralığını deneyip sizin için en iyisinin hangisi olduğuna göre kararınızı verebilirsiniz.

3. “Multitasking” yapmaktan kaçının.
Aynı anda birden fazla işi yapabiliyor olmak günümüz toplumunda büyük bir beceri olarak görülüyor. Ne var ki son yıllarda gerçekleştirilen bilimsel araştırmalar, beynimizin aynı anda birden fazla görev üzerinde çalışırken hata yapmaya daha meyilli olduğunu ortaya koyuyor.
Arkada televizyon açıkken ya da sözlü bir müzik dinliyorken biz fark etmesek de odağımız düşmeye başlar. Meditasyon müzikleri, doğa sesleri ya da odaklanmaya özel hazırlanmış başka enstrümantal müzikler dinlemenizi önerebilirim.

4. Bedeninize iyi bakın.
“Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” lafını hepimiz biliriz, ama gerek yoğun bir tempo gerek alışkanlıklar sonucu hepimiz bedenimizi ikinci, hatta üçüncü plana atarız. Oysa iyi odaklanmak, berrak bir zihni gerektirir. Berrak bir zihin de bedenimize nasıl baktığımızla son derece yakından ilişkilidir.
Her gün bol su içtiğinizden, 15 dakikalık bir yürüyüş bile olsa yerinizden kalkıp egzersiz yaptığınızdan ve fazla şekerden ya da kafeinden uzak durmaya çalıştığınızdan emin olmalısınız. Beyni besleyen yemiş ve taze meyve-sebze gibi gıdalarla desteklenen öğünler zihnimizi de bedenimizi de zinde tutacaktır.

5. Uykunuzu iyi alın.
Yetişkinlere ortalama 6 ila 9 saat arası bir uyku gerektiği bilim insanlarınca ortaya konmuş verilerden. Sizin için en uygun sürenin ne olduğunu kendiniz keşfedebilirsiniz, ancak tüm gün durmak bilmeden çalışan beynin uykuya dalması ve yenilenmesi, ertesi gün odağınızı koruyabilmeniz için şarttır.
İdeal olan, yatağa girmeden en azından bir-iki saat önce loş ışıkta vakit geçirmek ve bilgisayar ya da telefon ekranına bakmaktan ve kafein almaktan kaçınmaktır. Elimizden geldiğince rahat ve sakin bir uyku ortamı yaratmaya çalışmak ve beynimizi dinlenmeye hazırlamak ertesi gün tazelenmiş olarak uyanmamızı sağlayabilir.