Öz Disiplin: Çırpınmak Mı, Sürdürülebilir Başarı Mı?

Bir şeyleri başardığımızı hissettiğimizde tatmin olur, keyifli bir yaşam sürdüğümüzü fark ederiz. Bu tatmin ise hiçbir zaman tesadüfi değildir, başarının arkasında ilk bakışta göze çarpan ya da göremediğimiz büyük bir emek yatar. Ancak hayatta her şeyde olduğu gibi bu konuda da denge önemli bir faktördür. Tüm gözü karalığımız ve fedakârlıklarımız ile kaynaklarımızın hepsini yoğun bir şekilde harcayarak belki bir süre sonuç alabiliriz. Buna karşın böylesi sonuçlar 'dengesiz' bir sürecin eseridir. İşlerin üstesinden her gün çırpınıp mücadele ederek gelebildiğiniz bir yaşamda tatmin ve keyiften gerçek anlamda söz edilemez. Başarıyı tüm yaşamımıza yaymayı, bütünüyle iyi yaşanmış bir hayat yolunda ilerlemeyi hedeflemek gerçek anlamda sürdürülebilir ve nitelikli bir seçimdir. Böyle bir başarı hikâyesinde anahtar rolü oynayan ise öz disiplindir. Çünkü istediğimiz iyi, kaliteli, başarılı yaşam bir dönemlik değil sürekli ihtiyaç duyduğumuz ve hedeflediğimiz bir şeydir. Öz disiplini yaratmak ve beslemek için bazı önerilerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.  

Maraton benzetmesi hayat ve başarı söz konusu olduğunda sıkça yapılır. Çünkü büyük hedefler uzun soluklu süreçler gerektirir. Başarılı maraton koşucularının uyguladıkları psikolojik taktiklerden biri de koşu sırasında bitiş çizgisinden ziyade sürekli olarak daha yakın hedefler belirlemeleri ve bu hedeflere ulaşmaya odaklanmalıdır. Bu küçük hedeflere ulaştıkça elde edeceğiniz başarı ve tatmin hissi bir sonraki hedefe yönelmek için sizi teşvik eder. Ana rotanızın farkında olun, fakat sürekli olarak göremediğiniz bir bitiş çizgisini düşünüp kaygılanmak yerine önünüzdeki dönemece odaklanmak da sizi başarı yolunda sağlam tutacak en önemli stratejidir.

Motivasyonunuzun her gün çok yüksek olamayacağının farkına varıp kötü gününüzde de yol alabilmeyi kendinize öğretmelisiniz. Sizi aşağı çeken duygulara kapıldığınız dönemlerde belki hareketlerinizi ve zihninizi biraz yavaşlatmanız size iyi gelebilir. Mekân değişikliği veya küçük egzersizler ile enerjinizi yükseltebilirsiniz. Birkaç deneme ile kendinize uygun bir kötü gün rutini oluşturmanız hiç de fena olmaz. Yine de böyle günlerde kendinizi çok yıpratmamaya özen gösterin, daha ziyade hedef doğrultusunda ufacık da olsa bir adım atarak zincirinizi koparmamayı hedefleyin.

Öz disiplin için zaman yönetimi en temel, bir o kadar da kontrol altında tutması en güç etken olabilir. Bunun sebebi yaşamın ve iş hayatımızın tahmin edilemez dinamiklere sahip olmasıdır. Ajandamızda hiçbir boşluk bırakmayıp günün her saatini dolu geçirmek verimli gibi gözükebilir, olağandışı ihtimallerin her zaman -hatta birçok zaman- gerçekleşebileceğini göz ardı ederiz. Bunun sonucunda sözümüzü tutamadığımız ya da hayal kırıklığına uğradığımız anlar yaşar, motivasyonumuzu kaybedebiliriz. Bu yüzden ajandanızı yaparken kendinize karşı gerçekçi olun. Temel önceliklerinizi belirleyin, soluklanmak için veya beklenmedik bir durumda her şeyin alt üst olmaması için programınızda pay bırakın.

Başarıya ulaşmada en önemli faktörün süreklilik olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Ana motivasyon kaynaklarınızın ne olduğunu unutmayın, neyi neden istediğinizi ve adımlarınızın amacını iyi kavramalısınız. Bu amaç doğrultusunda adım attığınız ve öz disiplininizi koruduğunuz her gün, başarıya daha da yaklaşacaksınız.