Samimi İletişimin Önündeki 3 Engel

Cevabı beklemeden bilindik sorular sorduğumuz, acele içinde olduğumuz, kendi kafamızdan geçenlere takılıp kaldığımız konuşmalar, “iletişim kurmak” sayılmaz. İçten, tarafların birbirini anladığı ve kendini anlaşılmış hissettiği, hakiki ve özel bir iletişim kurmak son derece değerli bir tecrübedir.  Böyle bir iletişimi her zaman yakalayamayabiliyoruz. Bunun nedeni karşımızdaki kişiyi önemsemiyor olmamız değildir, iletişimin önünü kesen pek çok engel vardır. Bu engelleri aşmak için aktif bir çaba sarf etmeyi seçersek, bilinçli ve samimi bir iletişim kurmaya başlayabiliriz. Engelleri aşmak da elbette bunları tanımak ve öngörmeye başlayabilmekten geçiyor. Bu engellerle karşılaştığınız noktada gereken adımı atabilmeniz için birkaçını sizlerle paylaşmak istiyorum.

1) Kısıtlı Zaman

Çoğu kez iletişimimizin önüne geçen şey zaman kavramı oluyor. Zamanımız dar olduğunda ya da geç kaldığımızda kendi söylediklerimize bile tam anlamıyla odaklanamayabiliyoruz. Karşımızdakinin ne söylediğini dinlemek, dinlesek de anlamak daha da güç bir hal alıyor. Zamanı iyi yönetmek bu noktada çok önemli. Cevabını merak ettiğiniz bir soruyu alelacele, bir yere yetişirken sorduğunuzda samimi bir iletişim kurma şansınız kalmıyor. “Büyük kızın Amerika’dan döndü mü?” sorusuna “Hayır, daha dönmedi” cevabını da alabilirsiniz, “Henüz dönmedi, tarih de kesin değil… Onu özlüyorum ve bu ara biraz yalnız hissediyorum. Bu akşam oturup sohbet etmek ister misin?” cevabını da. İkincisi çok daha içten, aranızdaki ilişkiyi güçlendirecek bir cevap olacaktır. Bu fırsatları hayatlarınızda yakalayabilmek için insanlara zaman ayırabilir, o anda aceleniz varsa bunu dürüstçe belirtip daha geniş bir vakitte konuşmak üzere anlaşabilirsiniz.

2) Göz Temasından Kaçınmak

Hepimiz göz temasının iyi bir iletişimde ne denli büyük rol oynadığını duymuşuzdur. Araştırmalar bir sohbetin %70-80’lik bir kısmında göz teması kurulmasının empatiyi harekete geçirerek iletişimi güçlendirdiğini ortaya koyuyor. Göz temasından kaçınmak, karşımızdakine istemeden de olsa bir şeyler sakladığımız, sohbete dikkatinizi vermediğiniz ya da konuşmaya isteksiz olduğumuz mesajını verebiliyor. Gözlerinizi kaçırdığınız zamanları fark edin ve karşınızdaki kişinin gözlerinin içine bakmak için çaba gösterin.

3) Kalıp Sorular Sormak

Bir sohbet ederken, karşınızdaki kişiye yönelttiğiniz sorulara dikkat edin. Herkesin herkese sorduğu “Ee, iş hayatın nasıl?” gibi bir kalıbı mı kullanıyorsunuz? Böyle kalıpları kullanmak, niyetiniz gerçekten samimi bir şekilde karşınızdaki kişinin hayatına dair bilgi edinmek ve bir paylaşımda bulunmak da olsa, samimiyetsiz görünmenize neden olabilir. Bunun yerine kişiyi önemsediğinizi ve gerçekten merak ettiğinizi gösteren, daha özel sorular sorun. “Bu hafta bir sunumun olacaktı değil mi? Nasıl geçti?” gibi bir soru sormak karşınızdakine hatırlandığını hissettirir ve onu da samimi bir yanıt vermeye teşvik eder.

İletişimimizin önünü tıkayan, bizi yüzeysel bir seviyede sohbet etmeye iten bu gibi engelleri tanımak hem bireysel hayatlarımızda hem de iş hayatımızda kurduğumuz ilişkilerde samimiyeti ve güveni beraberinde getirecek adımlar atabilmemizi sağlar. Siz de samimi ve etkin bir iletişim kurmaya dair daha fazlasını öğrenmek için İletişim Eğitimleri sayfasını ziyaret ederek iletişim üzerine verdiğim eğitimleri inceleyebilirsiniz.