Sonuçları Değerlendirmek için 3 Adım

Yüksek bir motivasyon ve heyecan ile başlayıp nihayete ermeden biten projeler, harika bir fikir üzerine kurulu olup zaman içerisinde değerini ve özünü kaybeden bir girişim. İş dünyasında olan biz profesyonellerin kariyeri boyunca birçok defa karşılaştığı buna benzer birçok tecrübenin ardında yatan temel sebeplerden biri, sonuç odaklı kalamamaktır. Aslında başlangıçta her girişim büyük bir hedefle başlar. Belirli tarihlerde gelinecek aşamalar planlanır, bir yol haritası çizilir. Gelgelelim, süreç ilerledikçe bu plandan sapıldığı, koşulların değiştiği, motivasyonun kaybolmaya ve aşamaların belirsizleşmeye başladığı görülür. Yani, planı oluşturmak önemli olsa da, bu odağı sürdürme yetimizi geliştirmek asıl farkı yaratır. Bu sebeple sonuçları baştan düşünmeye çalışmak kadar şartlar her ne olursa olsun, ne gibi değişimler yaşanırsa yaşansın sonuç odaklı kalabilmenin de kıymetli olduğunu hatırlamalıyız. 

1. Hedef Belirme 

Her daim başlangıçta iyi bir hedef belirlemiş olmak ve o yolda yürüyebilmek ideal olan olsa da süreç boyunca ortaya çıkan gelişmeler ve değişen birçok etken bizi hedefimizi sorgulamaya iter. Bu gayet anlaşılır ve akıllıca bir histir. Kendinizden ve aldığınız karardan emin olmanız ve zor zamanlarda bile iradeli bir şekilde hedefinize ilerleyebilmeniz önemlidir ancak hedeflerinizi de her zaman sorgulanabilir tutmalısınız ki gerçekleşmesi imkânsız bir hayalin peşine düşmeyin. Yeri geldiğinde hedefinizi değiştirmenin de bir seçenek olduğunu unutmayın.

2. Süreç Analizi

Odak kayıplarının neden olduğu olumsuz sonuçların neredeyse tümünün ardında iyi yönetilememiş bir süreç yattığı aşikârdır. Kıymetli kaynaklarımızla sonuca ilerlemek asıl amaçtır. Ancak gündelik yaşamımızda karşılaştığımız gelişmeler ve günümüzde global düzeyde yaşanan inanılmaz değişimler içerisinde, bir süreci net bir şekilde öngörebilmek oldukça zordur. Hedefe giden süreci ve aşamaları tahlil eder ve planlarken mümkün olduğunca gerçekçi olmakta fayda var. Özellikle bu analiz aşamasında yapılan hatalardan biri, projede yer alan birey ve toplulukların süreç içerisinde çeşitli duygu durum değişimleri yaşayabileceklerini hesaba katmamaktır. Kendimizin de, iş arkadaşlarımızın da duygusal varlıklar olduğumuzu ve motivasyonun sonuca giden süreçteki en değerli araçlardan biri olduğunu bilmeliyiz.

3. Dönüm Noktaları

Kimi zaman kısa süre içerisinde ve kıt kaynaklar ile büyük bir seçim yapmamızı gerektiren dönüm noktalarına gelebiliriz. Bu seçimin isteğimiz doğrultusunda bir sonuç yaratıp yaratmayacağını bilmenin de her zaman net bir yolu yoktur. Ama önemli kararlar öncesinde size yardımcı olabilecek birtakım pratikleri uygulamayı alışkanlık hâline getirmeniz size büyük faydalar sağlayabilir. Bu pratiklerden biri, böylesi büyük adımlar öncesinde yaşadığımız kaygı, korku veya heyecan gibi duygularımızın farkında olmaktır. Bu gibi duygular, düşünce süreçlerimizi bulanıklaştırıp sonuçları görmemizi engelleyebilir. Duygusal farkındalık, bize hizmet edecek duyguları seçmenin ve bu karar aşamasını iyi yönetmenin ilk adımıdır. O sıradaki hislerimizi gözlemlemek, neyi düşündüğümüzü veya nasıl düşündüğümüzü gözden geçirmek gibi pratiklerle kendimize ve duruma daha yukarıdan bakabileceğimiz bir çalışma yapabiliriz. En kısıtlı zamanda bile belki biraz yalnız kalıp yapabileceğimiz bu derin düşünme pratiği sayesinde çok daha iyi kararlar alabilir ve risk/ödül analizini daha gerçekçi bir perspektifle yapabiliriz. 

Sonuçları düşünmeyi uygulamak yetkinliği Six Seconds duygusal zeka modelininin 3 ana alanından “Kendini Seç” alanında yer alan 4 yetkinlikten biri.

Farklı sektörlerden, farklı uzmanlıktan liderler ile gerçekleştirdiğim “Duygusal Zeka Liderlik Gelişim” programlarında gözlemlendiğim bu yetkinliği önceliklendiren liderlerin diğer 7 yetkinlikte de olumlu gelişim gerçekleştirdikleri...


Sizde kendiniz ve/veya ekipleriniz için duygusal zeka yetkinlikleri üzerinde çalışmak ve olumlu değişimi başlatmak isterseniz eğitimlerimizi inceleyebilir; ekibimize info@hayatinritmi.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.