Takım Ruhu Nedir? Nasıl Beslenir?

Çoğu modern işletme ekipler etrafında yapılandırılmıştır. Grafik tasarım ve yayıncılık gibi son derece kişiselleştirilmiş mesleklere sahip olanlar bile, nihai bir ürünün ortaya çıkması için organizasyonun çeşitli üyeleri arasında aktif iş birliğine ihtiyaç duyar. Bu durumda, organizasyonun her üyesinin ekip çalışması kavramını anlaması ve işini bir ekip çalışmasının parçası olarak görmesi çok önemlidir.

“Ruh” dediğimiz, ilginç bir kavram. Elle tutulmaz, pazarlığı yapılmaz, satın alınamaz. İçimizde yatan ve bizi harekete geçmeye iten o güçtür. Bir başka tarafından bakacak olursak, bu gücü tutku olarak da tanımlayabiliriz. Başarıların arkasında yatan belki de en büyük unsur, tutkudur. Tutkuyla bağlandığımız bir amacımız olduğunda, fedakârlıklar yapmak ve emek vermek mümkün olur, kendimizi adarız. Söz konusu takımlar olduğunda da durum böyledir.

Takımların uzun vadede ne kadar yol kat edeceğini belirleyen şey, söz konusu ister bir spor müsabakası olsun ister iş ortamı, nadiren yetenektir. Genellikle takımın çalışmaya devam edip etmediğini, hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığını, güvenin azalıp azalmadığını belirleyen faktör inanç ve tutkudur. Ekip üyeleri bir amaç doğrultusunda kanalize olmuşsa, içinde bulundukları kültüre ve amaçlarına güveniyorlarsa, başarı kesin gibidir.

Sağlam bir kültür, bireylerin ve takımın ruhunu besleyen şeydir. Böylesi bir kültür, bir organizasyonda öğrenmenin ve gelişimin mümkün olduğunu, başarılara giden yolda kişileri destekleyen güçlü bir ortamın var olduğunu gösterir. Güçlü bir kültür, en temel insani ihtiyaçları anlar ve bunları karşılar. İnsanlar çabalarının adil bir şekilde ödüllendirildiğini, ekibin ve organizasyonun içinde gerçekten değer gördüklerini ve çalışmalarının liderleri tarafından takdir edildiğini ve önemli görüldüğünü hissettiğinde, doğal olarak sağlam bir kültür gelişir.

Organizasyonunuzda sağlam bir kültür inşa edip takım ruhunu beslemek için atabileceğiniz bazı adımlar:

  • Temel bir değerler kümesini net olarak belirleyip ifade edin. Herkesin bu paylaşılan değerleri bilip anladığından emin olun. Adalet, dürüstlük ve bireye saygı gibi temel erdemlerin yanı sıra, sizin kültürünüzde değer verilen diğer kavramları da ortaya koyun.
  • Açık bir yön ve amaç duygusu sağlayın. Maddi karşılıklar ve primler kişileri motive edebilir ama onlara ilham vermez. Sürdürülebilir motivasyon dışarıdan değil, içeriden gelir.
  • Güven oluşturmayı birinci öncelik haline getirin. Yüksek performanslı ekiplerin temelinde güven yatar.
  • Her üyenin katkısına değer verin. Sadakati sadece performansa değil, kişiye de önem vererek ve bunu net olarak göstererek kazanabilirsiniz.
  • Ekibin güçlü ve zayıf yönlerini tespit edin. Güçlü yönlerden daha fazla yararlanmanın ve daha zayıf olan noktaları birer gelişim alanı olarak görmenin yollarını bulun. Benim koçluk ve danışmanlık verdiğim organizasyonlarda, takımlar için sıklıkla kullandığım EQ Kontrol Tablosu da takım üyeleri düzeyinde iş birliğine katkısı olacak yetenekleri ve gelişim alanlarını belirlemek için mükemmel bir araç.
  • Şirketin kültürüne uyan ve takımla iyi çalışabilecek insanları işe almak, potansiyel birçok sorunun önüne geçebilir. Bu süreci iyi yönetmek için de takımın dinamiklerini iyi bilmek ve işe alımlarda uygun değerlendirme kriterleri belirlemek önemlidir.
  • Herkesin nereye gittiğinizi bilmesini sağlayın. Bu, çalışanları stratejik planlama sürecinin bir parçası yapmak ve hedefleri anladıklarından emin olmak anlamına gelir. Her ekip üyesinin plana dahil olması önemlidir.
  • Takım ve bireyler için net beklentiler oluşturun. Herkes çabasının nasıl bir karşılık bulacağını, neye hizmet edeceğini iyi bilmeli, sorumlulukların sınırları konusunda şüpheye düşmemelidir.
  • Çatışmaları çözmekte geç kalmayın. Basit bir iletişim kazası bile, uzun vadede önemli yaralar açabilir. Bu problemlerin doğrudan sonuca etki etmeyeceği gibi gerekçelerle uzun süre havada kalmasına izin vermeyin.